myspace codes
Click here for





Tanım

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ İLE İLGİLİ HERŞEY


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Hayrettin KARAMAN
* Diyanet İşleri Başkanlığı
* Milli Eğitim Bakanlığı
* Fen okulu
* dindersi
* islam hukuku
* google
* hotmail
* gmail
* Yenice Kaymakamlığı
* Dinahlak
* Din Kültürü
* İlahiyat forum
* Selçuk İlahiyat Fak
* Yenice Müftülüğü
* Ülkü İlköğretim Okulu
* Güney İlköğretim Okulu
* Yenice Öğretmenevi
* Yenice Belediyesi
* Yortanpazarı Belediyesi
* Yortan Haber

Kategoriler

Myspace, Myspace Graphics, Myspace Backgrounds
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

YA RASÛLALLAH

 

 

Rabb’im, seni yakın kıldı kendine,

Cehennemi, haram kıldı ceddine,

Ve Seni taşıyan, ana rahmine,

Hakk’ın sevgilisi, Yâ Resûlallah.

 

Misk-i Amber, o mübarek tendedir,

Bunca beşer, senin himâyendedir,

Cennetlerin anahtarı sendedir,

Bir zerre kibrin yok, Yâ Resûlallah.

 

Cehennem sönerdi, Hakk’tan dilesen,

Denizler kururdu, ‘kurusun’ desen,

Dağlar diz çökerdi, eğer istesen,

Bir zerre kibrin yok, Yâ Resûlallah.

 

Allah Sana, yüce sıfatlar kattı,

Sana mahşer sancağını uzattı,

Senin için, âlemleri yarattı,

Bir zerre kibrin yok, Yâ Resûlallah.

 

Kadir gecesinin, nûrlu kandili,

Allah Kelâmı’nın, beşerî dili,

Vuslatını, bayram eden sevgili,

Kâlp gözü merceği, Yâ Resûlallah.

 

Rütbelerin en sonu, en yücesi,

Semâlar fethettin, Mir’âç gecesi,

Selâm durdu, nebîlerin nicesi,

Gönüller kubbesi, Yâ Resulallah.

 

Sen olmasan, tenler, canı neylerdi,

İnsan, dünya denen, hanı neylerdi,

Melekler, durmadan, mâtem eylerdi,

Hidâyet güneşi, Yâ Resûlallah.

 

Sensiz boş kalırdı, bütün gönüller,

Güzel kokuları, neylerdi güller,

Meşketmezdi, sabahları bülbüller,

Âşıklar mâbedi, Yâ Resûlallah.

 

Canlı, cansız, her varlığa ulaşan,

Her bedende, damar damar dolaşan,

İçtikçe susatan, doyumsuzlaşan,

Saadet pınarı, Yâ Resûlallah.


Tarih: 20:03, 18/3/2008 Kategori: ENGUZEL SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

SU KASİDESİ

 

(Na’t-ı Hazret-i Nebevi )

 

 Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su

Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su

 

Âb-gûndur günbed-i devvar rengi bilmezem

Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvare su

 

Zevk-i tiginden aceb yok olsa gönlüm çak çak

Kim mürur ilen bırakır rahneler divare su

 

Suya versin bağban gülzari zahmet çekmesin

Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzare su

 

Ohsa da bilmez gubarini muhharir hattına

Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su

 

Arızın yadıyle nem-nak olsa müjganım nola

Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su

 

Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima

Parmağından verdiği şiddet günü Ensar’e su

 

Eylemiş her katreden bin bahr-i rahmet mevchiz

El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare su

 

Hâk-i payine yetem der ömrlerdir muttasıl

Başını taştan taşa urup gezer avare su

 

Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr

Dönmez ol dergâhtan ger olsa pâre pâre su

 

Zikr-i na’tın virdini derman bilir ehl-i hatâ

Eyle kim def’-i humar için içer meyhâre su

 

Yâ Habibu’llah yâ hayru’l-beşer müstâkinim

Eyle kim leb-tesneler yanıp diler hemvâre su

 

Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc’da

Şebnem-i feyzin yetirmiş sâbit-ü seyyâre su

 

Bîm-i dûzah nâr-i gam salmış dil-i sûzânıma

Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su

 

Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûli sözleri

Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şehvâre su

 

Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda rûz-i hasr

Hâb-i hasretten dökende dîde-i bîdâre su

 

Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam

Çeşme-i vaslin vere ben teşne-i dîdâre su

 

Gam günü etme dil-i bîmârdan tigin dirig

Hayrdir vermek karanu gecede bîmâre su

 

İşte peykânin gönül hecrinde şevkim sâkin et

Susuzum bir kez bu sahrâda benim’çün ara su

 

Ben lebin müstâkiyim zühhâd kevser tâlibi

Nitekim meste mey içmek hoş gelir husyâre su

 

Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr

Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare su

 

Su yolun ol kûydan toprag olup tutsam gerek

Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vâre su

 

Dest-busi arzusiyle ger ölsem dostlar

Kûze eylen topragım sunun anınla yâre su

 

İçmek ister bölübülün kanin meger bir reng ile

Gül budagının mizâcına gire kurtare su

 

Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme

İktida kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su

 

Seyyid-i nev’-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ

Kim sepiptir mu’cizâti âteş-i esrâre su

 

Kılmak için tâze gül-zâr-i nübüvvet revnâkın

Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su

 

Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim

Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su

                                                                                                       

                                                                                                  FUZÛLÎ

 

 


Tarih: 19:44, 18/3/2008 Kategori: ENGUZEL SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

BİR GECE

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
           Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi!
           Lâkin, o ne hüsrândı ki: Hissetmedi gözler;
           Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!
           Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî
           Bir kerre, zuhûr ettiği çöl, en sapa yerdi.
           Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar.,
           Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
           Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
           Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
           Fevzâ bütün âfâkına sarmıştı zemînin.
           Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi.
           Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki Öksüz,
           Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
           Bir nefhada insanlığı kurtardı O Mâsum,
           Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
           Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
          Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi!
          Âlemlere rahmetti, evet, şer–i mübîni,
          Şehbâlini, adl isteyenin yurduna gerdi.
          Dünya neye sâhipse, O'nun vergisidir hep;
          Medyûn O'na cem'iyyeti, medyûn O'na ferdi.
          Medyûndur O mâsûm'a bütün bir beşeriyyet...
         Yârab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.

                                                  Mehmed Âkif ERSOY


Tarih: 19:38, 18/3/2008 Kategori: ENGUZEL SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

“Küçümsedik Küçük Sevinçleri Uyandırmayı..”

 

 

Mescitte çocuk ağlamaları duyuldu

Namazdaydınız Efendim

Huzurdaydınız

Miraçtan getirdiğiniz

Hediyeyi dağıtıyordunuz ruhlara

Kısa kestiniz sonsuz huzuru

Hemen selam verdiniz

Annesini bekleyen çocukların hatırını

Secdenin önüne koydunuz

Hâlinizle sıkı sıkı tembihlediniz

İçimizde çöreklenen taassupları,

Şekilcilikleri elinizin tersiyle ittiniz

Hayata rağmen değildi din

Hayat içindi

Hayata gülümsediniz

Önce bebekleri sevindirdiniz

Dediniz ki:

“onların ağlamalarının

beni üzdüğünü bilmiyor musunuz?”

oysa biz,oysa biz..

unuttuk

vaktimiz olmadı incelikleri fark etmeye

telaşlıydık

küçümsedik küçük sevinçleri uyandırmayı

umursamadık

ellerini havada bıraktık çocuk yanımızın

ve yanımızdaki çocukların

şaşırdık

senin yaşayarak anlattıklarını hiçe saydık da

törelerimizde çocuk sevmeyi ayıp saydık

aldandık

içimizde taşıp duran sevgiyi,

kalbimizi sarıp sarmayan muhabbeti

hazlara ve hızlara hapsettik.

Kendimize zulmettik

Hata ettik

Pişmanız Ey Resûl..

Sana yeniden biat ediyoruz

Ellerimiz Hudeybiye’dekilerin ellerinin üstüne koyuyoruz

Özür diliyoruz..

 

***

 

SENin önce çocukları sevdiğini,

önce minik kalpleri  sevindirdiğini anlayamadık..

Oysa,SENin hatırına,küçük kızların masum gülüşleri,

kuyuların karanlığına düşmekten kurtuldu..

Oysa,SENin sözlerine tutunarak fark ettik

anne-baba olmanın güzelliğini..

SENin bakışından ışıltılar emdik çocuklarımızın geleceğine..

SENin sözlerinden teselliler sunduk,

şaşkın genç kızların ve delikanlıların kalplerine..

SENin kucağından sükûnetler bulduk çocuk cenazelerine..

SENin kalbinden umutlar koyduk,

öksüz ve yetimlerin yaşlı gözlerine..

 

Elinden koklatır mısın çocuk yüzlü

baharlarımızın menekşelerini.?

 

 

Senai Demirci-Selam Sana Ey Nebi


Tarih: 16:21, 22/2/2008 Kategori: ENGUZEL SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

Süleymaniye'de Bayram Sabahı

Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye'de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu...
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık
Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor.
*
Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
Adamış sevdiği Allah'ına bir böyle yapı.
En güzel mâbedi olsun diye en son dînin
Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
Seçmiş İstanbul'un ufkunda bu kudsî tepeyi;
Taşımış harcını gâzîleri, serdârıyle,
Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle.
Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
Taa ki geçsin ezelî rahmete ruh orduları..
Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı.
*
Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum;
Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi,
Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allah'ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!
*
Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr'i
Ne kadar saf idi sîmâsı bu mü'min neferin!
Kimdi? Bânisi mi, mîmârı mı ulvî eserin?
Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o,
Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.
*
Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar'dan mı? Hisar'dan mı? Kavaklar'dan mı?
Bursa'dan, Konya'dan, İzmir'den, uzaktan uzağa,
Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
Şimdi her merhaleden, taa Bâyezîd'den, Van'dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.
*
Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosova'dan, Niğbolu'dan, Varna'dan, İstanbul'dan..
Anıyor her biri bir vak'ayı heybetle bu an;
Belgrad'dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar'dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra dağlardan mı?
*
Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
Adalar'dan mı? Tunus'dan m, Cezayir'den mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi
Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor;
O mübârek gemiler hangi seherden geliyor?
*
Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine.
Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı.
*
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.




Şair : Yahya Kemal Beyatlı


Tarih: 22:14, 23/12/2007 Kategori: ENGUZEL SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa İnternet Radyo ve TV

< SiteniEkle.NET - PaylasimTurkey.Com Popüler Siteler

Din Ahlak Eğitim Siteleri Eğitim Siteleri Birliği Dini100.Net İslami Siteler Birliği iSLAMi Toplist Bedava100.Net -Kültür ve Sanat Siteleri İslami Siteler