<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>DKAB ÖĞRETMENLERİNİN YERİ</title>
        <description>DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ İLE İLGİLİ HERŞEY</description>
        <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 11:14:38 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>DOĞAN CÜCELOĞLU'DAN ANEKDOTLAR</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/dogan-cuceloglu-dan-anekdotlar_40787421.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/dogan-cuceloglu-dan-anekdotlar_40787421.html</guid> 
            <description>&lt;img src=&quot;http://img1.blogcu.com/images/d/i/n/dinahlakokulu/lkip20aq.gif&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan C&amp;uuml;celoğlu: Arkadaşlar, aranızda &amp;ouml;l&amp;uuml;mc&amp;uuml;l hastalığı olan var mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Katılımcı: Hocam Allah&amp;acute;a Ş&amp;uuml;k&amp;uuml;r bildiğimiz kadarıyla yok.&lt;br /&gt;C&amp;uuml;celoğlu: Ne g&amp;uuml;zel! Peki, bana, istisnasız t&amp;uuml;m insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti&lt;br /&gt;bir şey s&amp;ouml;yler misiniz? &lt;br /&gt;Cevap: (neredeyse otomatik olarak &amp;ccedil;ıkar: &amp;Ouml;L&amp;Uuml;M &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C&amp;uuml;celoğlu: Ger&amp;ccedil;ekten de &amp;ouml;l&amp;uuml;m t&amp;uuml;m insanların başına geleceği ka&amp;ccedil;ınılmaz olan tek şeydir.&lt;br /&gt;Doğum da t&amp;uuml;m insanların başına kesinlikle gelmiştir ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey &lt;br /&gt;&amp;ouml;l&amp;uuml;md&amp;uuml;r. Başka hi&amp;ccedil;bir şey insanların t&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml;n başına gelmeyecektir. Peki, madem &amp;ouml;leceğimiz garanti, bu&lt;br /&gt;benim &amp;ouml;l&amp;uuml;mc&amp;uuml;l bir hastalığım olduğunu g&amp;ouml;stermez mi? &lt;br /&gt;Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlarlar) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C&amp;uuml;celoğlu: &amp;Ouml;leceğim belli ise , benim &amp;ouml;l&amp;uuml;mc&amp;uuml;l bir hastalığım olduğuda a&amp;ccedil;ıktır... &lt;br /&gt;Peki, ne zaman &amp;ouml;leceğimizi biliyor muyuz? &lt;br /&gt;Katılımcılar: Hayır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C&amp;uuml;celoğlu: Bu saniye i&amp;ccedil;inde olma olasılığı var mı? &lt;br /&gt;Bir Katılımcı: Evet var.&lt;br /&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2009 14:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>HALİL İBRAHİM BEREKETİ.....</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/halil-ibrahim-bereketi_40479641.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/halil-ibrahim-bereketi_40479641.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;&lt;img src=&quot;http://img03.blogcu.com/images/d/i/n/dinahlakokulu/fontanella__1238783942.gif&quot; /&gt;&lt;br /&gt;B&amp;uuml;y&amp;uuml;k din ve bilim adamlarından Ulu Arif &amp;Ccedil;elebi......anlatıyor :&lt;br /&gt;Vaktiyle birbirini &amp;ccedil;ok seven iki kardeş varmış....&lt;br /&gt;B&amp;uuml;y&amp;uuml;ğ&amp;uuml; Halil....&lt;br /&gt;K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;ğ&amp;uuml; ise İbr&amp;acirc;him...&lt;br /&gt;Halil, evli &amp;ccedil;ocuklu.&lt;br /&gt;İbrahim ise bek&amp;acirc;rmış...&lt;br /&gt;Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...&lt;br /&gt;Ne mahsul &amp;ccedil;ıkarsa, iki pay ederlermiş..&lt;br /&gt;Bununla ge&amp;ccedil;inip giderlermiş...&lt;br /&gt;Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.&lt;br /&gt;İkiye ayırmışlar....&lt;br /&gt;İş kalmış taşımaya....&lt;br /&gt;Halil, bir teklif yapmış :&lt;br /&gt;İbrahim kardeşim ; Ben gidip &amp;ccedil;uvalları getireyim. Sen buğdayı&lt;br /&gt;bekle.&lt;br /&gt;Peki abi demiş İbrahim...&lt;br /&gt;Ve Halil gitmiş &amp;ccedil;uval getirmeye....&lt;br /&gt;O gidince, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;ş İbrahim:&lt;br /&gt;Abim evli, &amp;ccedil;ocuklu. Daha &amp;ccedil;ok buğday lazım onun evine&lt;br /&gt;B&amp;ouml;yle demiş ve,&lt;br /&gt;Kendi payından bir miktar atmış onunkine...&lt;br /&gt;Az sonra Halil &amp;ccedil;ıkagelmiş.&lt;br /&gt;Haydi İbrahim...! Demiş, &amp;ouml;nce sen doldur da taşı ambara.&lt;br /&gt;Peki abi...!&lt;br /&gt;İbrahim, kendi yığınından bir &amp;ccedil;uval doldu rup d&amp;uuml;şer yola..&lt;br /&gt;O gidince, Halil'i d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;r bu defa:&lt;br /&gt;Der ki:&lt;br /&gt;&amp;Ccedil;ok ş&amp;uuml;k&amp;uuml;r, ben evliyim, kurulu bir d&amp;uuml;zenim de var.&lt;br /&gt;Ama kardeşim bek&amp;acirc;r.&lt;br /&gt;O daha &amp;ccedil;alışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.&lt;br /&gt;B&amp;ouml;yle d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek,&lt;br /&gt;Kendi payından atar onunkine birka&amp;ccedil; k&amp;uuml;rek.....&lt;br /&gt;Velhasıl , biri gittiğinde, &amp;ouml;b&amp;uuml;r&amp;uuml;, kendi payından atar onunkine.&lt;br /&gt;Bu, b&amp;ouml;yle s&amp;uuml;r&amp;uuml;p gider.....&lt;br /&gt;Ama birbirlerinden habersizd.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/halil-ibrahim-bereketi_40479641.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 03 Apr 2009 21:27:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YARATICI DÜŞÜNME</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/yaratici-dusunme_18815751.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/yaratici-dusunme_18815751.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Nebraska'da yaşlı bir adam yaşardı. &lt;br /&gt;Patates ekimi i&amp;ccedil;in bah&amp;ccedil;eyi s&amp;uuml;rmesi gerekiyordu. Fakat, bu &amp;ccedil;ok zor bir işti. Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi ama o &lt;br /&gt;da hapisteydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve durumunu izah etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili David, &lt;br /&gt;Patates bah&amp;ccedil;emi belleyemeyeceğimden kendimi &amp;ccedil;ok k&amp;ouml;t&amp;uuml; hissediyorum. Bah&amp;ccedil;eyi kazmak i&amp;ccedil;in olduk&amp;ccedil;a yaşlanmış &lt;br /&gt;sayılırım. Burada olsan b&amp;uuml;t&amp;uuml;n derdim bitecekti. Biliyorum ki, sen bah&amp;ccedil;eyi benim i&amp;ccedil;in hallederdin. &lt;br /&gt;Sevgiler Baban... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı adam, bir ka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n sonra oğlundan bir mektup aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacığım, &lt;br /&gt;Allah aşkına bah&amp;ccedil;eyi kazma, ben oraya cesetleri g&amp;ouml;mm&amp;uuml;şt&amp;uuml;m. Sevgiler David... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi g&amp;uuml;n sabaha karşı 4'te, FBI ve yerel polis &amp;ccedil;ıkageldi. T&amp;uuml;m sahayı kazdılar. Ama hi&amp;ccedil;bir cesede rastlamadılar. Yaşlı adamdan &amp;ouml;z&amp;uuml;r dileyerek gittiler. Aynı g&amp;uuml;n yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacığım, &lt;br /&gt;Şimdi patatesleri ekebilirsin. Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım. &lt;br /&gt;Sevgiler David.... &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/yaratici-dusunme_18815751.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 13 Jun 2008 14:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title> ÇOCUKLARIN SİZINLE KONUŞMASI İÇİN ONLARI NASIL DINLEMELİSİNİZ? </title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/cocuklarin-sizinle-konusmasi-icin-onlari-nasil-dinlemelisiniz_17748451.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/cocuklarin-sizinle-konusmasi-icin-onlari-nasil-dinlemelisiniz_17748451.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;Kabul Dili&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Bir insan bir başkası tarafından olduğu gibi kabul edildiğini hissedince o zaman bulunduğu yerden kımıldamayan,nasıl değişeceğini, gelişeceğini,farklı olacağını ve olduğundan dâhâ iyi olabileceği düşünmeye başlayacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Kabul, minicik bir toplumun içinde gelişip, olabileceği en güzel çiçeğe dönüşmesine yardım eden verimli bir toprak gibidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Çocuğa ne kadar çok ne olduğunu söylersen onu olur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* En etkili olanlar kendilerine yardım istemek için gelenlerini gerçekten kabul ettiklerini onlara iletebilendir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Ana babaların çocuğu kabul etmesi başka bir şey bunu ona hissettirmesi başka şeydir. Ana babanın kabulü çocuğa ulaşmadıkça onun üzerinde hiç bir etkisi olmaz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* İyi bir danışman olmak için psikoloji bilgisi ya da insanların akıl düzeyinde anlamak gerekmediğini biliyoruz. Önemli olan, öncelikle insanl.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/cocuklarin-sizinle-konusmasi-icin-onlari-nasil-dinlemelisiniz_17748451.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 02 Jun 2008 17:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DUA</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/dua_16364451.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/dua_16364451.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal dir=ltr&gt;&lt;B&gt;Dua, bir ibadettir.&lt;/B&gt; Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyorlar: &lt;B&gt;&amp;#8220;Dua ibadetin ta kendisidir.&amp;#8221; &lt;/B&gt;(Ebû Davud, Tirmizi) Bu açıdan dua ederken, sanki namaz kılıyor gibi tam bir konsantre ile kendimizi vererek dua etmeliyiz. Zaten şu ayet de bu duruma işaret etmektedir: &lt;B&gt;&amp;#8220; Tazarrû ve bin niyaz ile, yalvararak, kendinizi vererek, gizlice Rabbinize dua edin.&amp;#8221;&lt;/B&gt; (Araf, 55) &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal dir=ltr&gt;Diğer Hadislerinde Efendimiz şöyle buyururlar: &lt;B&gt;&amp;#8220;Dua ibadetin özüdür.&amp;#8221;&lt;/B&gt; (Tirmizi)&amp;nbsp; &amp;#8220; &lt;B&gt;Aziz ve Celil olan Allah katında duadan daha değerli bir şey yoktur.&amp;#8221;&lt;/B&gt; (Tirmizi, İbni Mace, Hakim) &lt;B&gt;&amp;#8220;Allah&amp;#8217;ın rahmetinden isteyiniz. Çünkü Allah, kendisinden istenmesini sever.&amp;#8221;&lt;/B&gt; (Tirmizi) &lt;B&gt;&amp;#8220;Kendisine dua etmeyen kula Allah kızar.&amp;#8221;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal dir=ltr&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sat, 17 May 2008 22:15:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YA  RASÛLALLAH</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/ya-ras-lallah_11260051.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/ya-ras-lallah_11260051.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Rabb&amp;#8217;im, seni yakın kıldı kendine,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Cehennemi, haram kıldı ceddine,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Ve Seni taşıyan, ana rahmine,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Hakk&amp;#8217;ın sevgilisi, Yâ Resûlallah.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Misk-i Amber, o mübarek tendedir,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Bunca beş</description>
            <pubDate>Tue, 18 Mar 2008 20:03:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SU KASİDESİ</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/su-kasidesi_11258291.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/su-kasidesi_11258291.html</guid> 
            <description>
&lt;TABLE class=MsoNormalTable cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;112%&quot; border=1&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;(Na&amp;#8217;t-ı Hazret-i Nebevi )&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 18 Mar 2008 19:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KUTLU DOĞUM</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/kutlu-dogum_11257831.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/kutlu-dogum_11257831.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;İnsanlığın iftihar tablosunun doğumu, topyekûn insanlığın da yeniden doğumu sayılır. O'nun dünyayı şereflendireceği güne kadar akın karadan, gecenin gündüzden, gülün de dikenden farkı yoktu; dünya âdetâ umumî bir mâtemhâne, varlık da tıpkı bir kaostu.. O'nun eşyanın yüzüne çaldığı nur sayesinde, zulmet ziyâdan ayrıldı, geceler gündüze kalboldu; kâinat kelime kelime; cümle cümle, fasıl fasıl okunur bir kitap haline geldi.. ve her şey âdetâ yeniden dirildi ve gerçek değerini buldu.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Evet, O'nun yeryüzünü şereflendirmesi; kâinat çapında bir vak'a ve yer-gök adına en büyük bir hâdise olduğu gibi, aynı zamanda insanlığın da yeniden dirilişi sayılır. O, elindeki, cihanları aydınlatan, o nûrefşân mesajıyla, dünyayı yeniden göklere göre tanzim edeceği, varlığın perde arkası hakikatlarına tercüman olacağı, eşya ve hâdiselere yeni tefsir ve yeni yorumlar getireceği güne kadar varlık bütünüyle manâsız, ruhsuz, birbirinden kopuk ve birbirine yabancı gibiydi; cansızlar âdetâ, abesler resm-i geçidinde birer figür, canlılar &quot;natürel seleksiyon&quot;un dişleri arasında ve her gün başka bir ölüm ağında.. bu kara yalnızlıkta insanlar ise, her an başka bir ayrılıkla inleyen birer yetim, birer mazlum, birer mağdur vaziyetindeydi. O'nun neşrettiği nûr sayesinde birden bire karanlıkların büyüsü bozuldu, şeytanlar bozguna uğradı ve dalâletler gidip gayyâyı boyladı.. eşyanın mahiyeti değişti; tahripler tamire dönüştü, inkırâzlar da onarım hazırlığı şekline girdi.. dünya üzerindeki konup-göçmeler, gelip-gitmeler birer resm-i geçit halini aldı; doğumlar birer toy-düğün, ölümler de birer &quot;şeb-i arûs&quot; oldu.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/kutlu-dogum_11257831.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 18 Mar 2008 19:40:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BİR GECE</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/bir-gece_11257651.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/bir-gece_11257651.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi, &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi! &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Lâkin, o ne hüsrândı ki: Hissetmedi gözler; &lt;BR&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi! &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir kerre, zuhûr ettiği çöl, en sapa yerdi. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar., &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta; &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; </description>
            <pubDate>Tue, 18 Mar 2008 19:38:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>TIKANDI BABA</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/tikandi-baba_10992511.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/tikandi-baba_10992511.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor. &lt;BR&gt;Tıkandı baba, çay getir&lt;BR&gt;Tıkandı baba, oralet getir. Vb&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş.&lt;BR&gt;Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi? &lt;BR&gt;Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba&lt;BR&gt;Anlat baba anlat merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya; &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. &quot;Benimki de onlarınki kadar aksın&quot; diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden &quot; Onlarınki kadar akmasada olur, yeter ki eskisi kadar aksın&quot; dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Cebrail göründü ve &lt;BR&gt;Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım &quot;Tıkandı baba&quot; ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdide burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tıkandı baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına ;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Hergün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna deva.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/tikandi-baba_10992511.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 15 Mar 2008 16:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DOST.....</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/dost_10666801.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/dost_10666801.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Genç adamın biri, &lt;BR&gt;Dermiş babasına her gün; &lt;BR&gt;'Benim de dostlarım var, &lt;BR&gt;sendeki dost gibi' &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Baba, itiraz eder, &lt;BR&gt;Olmaz öyle çok dost, &lt;BR&gt;Hakikisi belki bir, belki iki, &lt;BR&gt;Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki... &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Devam eder durur konuşma... &lt;BR&gt;Aralarında baslar bir tartışma, &lt;BR&gt;Karar verirler bir sınava, &lt;BR&gt;Dostun hakikisini anlamaya... &lt;BR&gt;Bir aksam bir koyun keserler, &lt;BR&gt;Ve koyarlar çuvala. &lt;BR&gt;Baba der ki oğluna, &lt;BR&gt;'Hadi al bu çuvalı, simdi götür dostuna'. &lt;BR&gt;Çuvaldan kanlar damlamakta, &lt;BR&gt;Sanki öldürmüşler de bir adamı, &lt;BR&gt;Koymuşlar çuvala, &lt;BR&gt;Dıştan böyle sanılmakta.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Delikanlı sırtlar çuvalı, &lt;BR&gt;Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. &lt;BR&gt;O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı, &lt;BR&gt;Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, &lt;BR&gt;Almaz içeri arkadaşını, &lt;BR&gt;Böylece tek tek dolaşır delikanlı, &lt;BR&gt;Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. &lt;BR&gt;Ne çare, hepsinde de sonuç aynidir&lt;/B&gt;&lt;B&gt;. &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Evlat geriye döner. &lt;BR&gt;Ama içten yıkılır... &lt;BR&gt;Babasına dönerek; hakliymişsin baba ' der. &lt;BR&gt;Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana. &lt;BR&gt;Baba &amp;#3.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/dost_10666801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 10 Mar 2008 22:22:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İLAHİ ADALET</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/ilahi-adalet_10569511.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/ilahi-adalet_10569511.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bir gün Musa Aleyhisselam: &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;- Ya Rabbi! der, bazı insanlar zalimin yaptığı yanına kalıyor sanıyorlar. Halbuki senin adaletin eninde sonunda gerçekleşmekte, zalim zulmünün karşılığını mutlaka bir sebeple görmektedir. Bana gerçekleşen bu adaletinin bir örneğini göster ki, onu insanlara anlatayım da kimse zulüm ve haksızlık yapma cesareti bulamasın kendinde. Eninde sonunda zulmünün karşılığını göreceğini anlasın herkes. Rabb'imiz: &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;- Ya Musa der, sahrada dört yolun kesiştiği yerdeki çalılıkta saklanarak çeşme başında cereyan edecek olayları seyret de gör bakalım zalim, haksız nasıl eninde sonunda zulmünün, haksızlığının karşılığını görmektedir... &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Musa Aleyhisselam, tarif edilen yerdeki ağaçların arasına gizlenerek karşıdaki çeşme başında yolcuların yaşayacağı olaylara bakmaya başlar. &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;İlk olarak bir atlı gelir çeşmenin başına. Atından iner, üzerindeki heybesini alıp ağacın gölgesinde oturup y.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/ilahi-adalet_10569511.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Mar 2008 19:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>EN GÜZEL SÖZLER</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/en-guzel-sozler_8359401.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/en-guzel-sozler_8359401.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;1-Kartalların kanadını yolmak doğacak neslin kartal olmasını engellemez&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2-Hayat gözünüzü dört açınız ki, ölürken rahat kapayasınız.&amp;nbsp; &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;(ALAATTİN BAŞAR)&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;3-&lt;/B&gt;İÇİNDE ZATEN KÖTÜLÜK OLAN BİR RUHA EL ATMAKLA, ŞEYTANIN NE KAZANCI OLABİLİR?&lt;BR&gt;(ARTHUR MILLER)&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;4-KAHRAMANLIK SIFATINI ÇALANLARIN EN TEHLİKELİSİ SAHTE KAHRAMANLARDIR.&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;(NECİP FAZIL)&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;5-YÜREK YANMADIKÇA GÖZ YAŞARMAZ...&amp;nbsp; &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;(Hz. Mevlânâ)&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;6-ANCAK &quot;ŞİMDİ&quot;YE HÂKİMİZ...&quot;ŞİMDİLİK DURMAK&quot; DEĞİL , &quot;ŞİMDİDEN BAŞLAMAK&quot; !..&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;(PEYAMİ SAFA)&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;7-AZ, ÇOĞA KARIŞINCA ÇOK OLUR.&lt;/B&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;(BEHÇET NECATİĞİL)&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 12 Feb 2008 17:38:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&amp;#8220;Küçümsedik Küçük Sevinçleri Uyandırmayı..&amp;#8221;</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/kucumsedik-kucuk-sevincleri-uyandirmayi_8181521.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/kucumsedik-kucuk-sevincleri-uyandirmayi_8181521.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img1.blogcu.com/images/d/i/n/dinahlakokulu/lkip20aq.gif&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Mescitte çocuk ağlamaları duyuldu&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Namazdaydınız Efendim&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Huzurdaydınız&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Miraçtan getirdiğiniz&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Hediyeyi dağıtıyordunuz ruhlara&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Fri, 22 Feb 2008 16:21:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Namaz Kılan Askerin Muhteşem Cevabı!...</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/namaz-kilan-askerin-muhtesem-cevabi_7836651.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/namaz-kilan-askerin-muhtesem-cevabi_7836651.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir asker,namaz kılan (en zor şartlarda bile terk etmeyen) diğer askere sordu:&lt;BR&gt;Arkadaş kaçıncı asırda yaşıyoruz ? Niçin kendini zahmete sokup her gün 5defa namaz kılıyorsun.&lt;BR&gt;Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi:&lt;BR&gt;-Şu insan; niçin yanından geçerken toplanıyor, selam veriyor ve bütün emirlerine itaat ediyorsun. 'yat'dese yatıyor, 'kalk'dese kalkıyorsun? O da senin gibi iki ayağı, iki eli ve bir başı olan birinsan&lt;BR&gt;değil mi?'&lt;BR&gt;Diğer asker cevap verdi:&lt;BR&gt;-'Evet! O da benim gibi birinsan ama rütbesi var,omuzun da yıldızı var'&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Namaz kılan askerin cevabı müthişti:&lt;BR&gt;'-Ey arkadaş!Sen omuzun da bir tane yıldızı var diye senin gibi bir insana&lt;BR&gt;itaat ediyorsun da ben, yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini&lt;BR&gt;tespih tanesi gibi kudret eliyle çeviren bir zata niçin itaat etmeyeyim?&lt;BR&gt;Niçin namaz kılıp emrini yerinegetirmeyeyim? &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/namaz-kilan-askerin-muhtesem-cevabi_7836651.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 07 Feb 2008 09:23:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bizim de bir &quot;Ömer duamız&quot; var mı?</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/bizim-de-bir-omer-duamiz-var-mi_7562991.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/bizim-de-bir-omer-duamiz-var-mi_7562991.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hz. peygamber(asm) iki ömerden birinin hidayeti için dua etmişti. iki ömer'den biri ömer bin hattab, diğeri ise şimdilerde &quot;ebu cehil&quot; diye bildiğimiz kişiydi. ömer bin hattab, O'nun duasının kabul edilmiş hali oldu ve hz. ömer(ra) oldu. diğeri ise islam düşmanı olarak kaldı. dikkat edin, islam düşmanı olarak bildiğimiz&amp;nbsp;ebu cehil de&amp;nbsp;hz. peygamber(asm) için bir &quot;hz. ömer&quot; adayı idi... ancak bu hz. ömer'lik ona değil, diğer ömer'e nasip oldu. hz. ömer, cahiliyesinde de mert bir adamdı. doğru bildiğini yapmaktan korkmayan, cesur, kişilik sahibi biriydi. ki bu çerçevede ebu cehil olarak kalan diğer ömer'in de toplumda saygın biri olduğunu biliyoruz. müşrik oldukları halde böylesine saygın olmalarından dolayı müslüman olmaları için peygamberimizin duasına&amp;nbsp;konu&amp;nbsp;olmaları dikkat çekici değil mi? biliyordu ki efendimiz(asm) onlardan biri müslüman olduğunda, islam toplumuna cesaret gelecek ve onlar cahiliyede gösterdikleri tavırlarını islam adına çok daha güzelleştirerek ortaya koyacaklardı. &lt;BR&gt;öyleyse, şimdi soralım kendimize, bugün bırakın &quot;islam düşmanı&quot; olmayı, &quot;islamdan habersiz&quot; yaşayan ama yaşamasında kalite gördüğünüz kaç kişinin hidayeti için dua ediyoruz? biz de hz. peygamber(asm) cahiliye içinde olan insanlara şöyle bir bakıp, &quot;ah bir de şu müslüman olsa, ne güzel olur.&quot; iç geçiriyor ve ismini söyleyip hidayeti için dua ediyor muyuz?&lt;BR&gt;gelin, bundan böyle açıkça ismini zikrederek hidayeti için dua ettiğiniz bir liste oluşturun kendinize? ister türkiye'den, ister avrupa'dan, ister amerika'dan, ister spor dünyasından, ister bilim dünyasndan, ister sanat ve sinema dünyasından islamın izzetine yakışır işler yapacaklarından ümitli olduğunuz isimler seçin ve hidayetleri için dua edin. &lt;BR&gt;ben adaylarımıdan ikisini söyleyeyim: &quot;mel gibson&quot;. hem çok iyi.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/bizim-de-bir-omer-duamiz-var-mi_7562991.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 04 Feb 2008 13:06:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>tarihten bir yaprak</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/tarihten-bir-yaprak_7263981.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/tarihten-bir-yaprak_7263981.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/dinahlakokulu_dividers_107[1].gif&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ABDULHAMİT HANIN KUMANDAN&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Mehmet Âkif bir yaşlı zâtı anlatıyor: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayamadım. Nihayet bir gün yanına sokuldum. Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah&amp;#8217;ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun? Bana &amp;#8220;Beni konuşturma&amp;#8221; dedi, &amp;#8220;kalbim duracak&amp;#8221;. Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dedi ki : &amp;#8220;Ben Abdulhamit Cennet mekânın devrinde bir binbaşıydım orduda. Bir birliğim vardı benim de. Annem babam vefat edin.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/tarihten-bir-yaprak_7263981.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 31 Jan 2008 18:56:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Annem Olsaydı !!!!!</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/annem-olsaydi_5812901.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/annem-olsaydi_5812901.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Genç&amp;nbsp; veli ölüm döşeğinde,ömrünün son dakikalarını yaşamaktadır.Hayatını hep ahirete göre yaşayan bir ailenin ferdi olduğu için ölüm korkusuna dayanıklıdır&amp;#8230;Ve babası da öyle bir evlada hakkıyla baba olmuş,bir başka Hak dostudur.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Baba oğula sorar:&amp;#8217;&amp;#8217;Evladım! Ahirette ne ile karşılaşmayı bekliyorsun?&amp;#8217;&amp;#8217;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Sorudaki ima genç veliye tebessüm ettirir. Yani baba sormaktadır,&amp;#8217;&amp;#8217;Acaba&amp;nbsp; bahtına ne çıkacak? Rahmet mi,azap mı?&amp;#8217;&amp;#8217;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Ölüm yolcusu son nefeslerinden birini daha aldıktan sonra cevap veriri:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;#8216;&amp;#8217;Babacığım,eğer öteki taraftaki durumuma annem karar verseydi acaba ne yapardı?&amp;#8217;&amp;#8217;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;</description>
            <pubDate>Sat, 12 Jan 2008 20:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>HIZIR (A.S)</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/hizir-a-s_5812681.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/hizir-a-s_5812681.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Hz. Mûsâ döneminde yaşamış ve peygamber olması kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir şahsiyet.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kur'ân-ı Kerîm'de, Hızır (a.s.)'ın isminden açıkça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi'nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kıssadan &quot;Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul...&quot; (18/65) diye sözü edilen şahsın Hızır (a.s.) olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu şahsın Hızır olduğu açıkça belirtilmiştir (bk. Buhârî, İlm 16, 44, Tefsîru'l-Kur'ân, Tefsîru Sûrati'l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174).&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu rivayetlere göre bir gün Hz. Mûsâ İsrâil oğulları arasında vaaz ederken ona kendisinden daha hikmet ve ilim sahibi kimsenin olup olmadığı sorulmuştu. Hz. Musâ: &quot;Hayır, yoktur!&quot; diye cevap verince Cenâb-ı Hak bir vahiyle Hz. Mûsâ'yâ Mecme'u'l-Bahreyn'de (iki denizin kavuşum yerinde) kullarından salih bir kul olan el-Hadır (Hızır)'ın kendisinden daha âlim olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Hz. Mûsâ hizmetinde bulunan genç bir delikanlı ile Hızır'ı bulmak üzere uzun bir yolculuğa çıktı. İkisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, yolculukta yemek üzere azık olarak yanlarına aldıkları balıklarını unutmuşlardı ve balık bir delikten kayıp denizi boylamıştı. Hz. Mûsâ oradan bir süre uzaklaştıktan sonra yemek için delikanlıdan balığı çıkarmasını istediği zaman balığın denize dalıp kaybolduğunu fârkettiler. Hz. Mûsâ'nın Hızır'ı bulmasının alâmeti, bu balığın kaybolması olduğundan derhal oraya geri döndüler ve orada Hızır (a.s.)'ı buldular. Bundan sonra Hz. Mûsâ'nın Hızır ile, Kehf Sûresi 66-82. âyetlerinde anlatılan yolculuğu başladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hz. Mûsâ'nın yo.. ( &lt;a href=&quot;http://dinahlakokulu.blogcu.com/hizir-a-s_5812681.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 12 Jan 2008 19:59:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Her İşte Bir Hayır Vardır !</title>
            <link>http://dinahlakokulu.blogcu.com/her-iste-bir-hayir-vardir_5605161.html</link>
            <guid>http://dinahlakokulu.blogcu.com/her-iste-bir-hayir-vardir_5605161.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Bunda da bir hayır var!&quot;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi: &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Bunda da bir hayır var!&quot;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Kral acı ve öfkeyle bağırdı: &quot;Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?&quot; Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;</description>
            <pubDate>Wed, 09 Jan 2008 21:21:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://dinahlakokulu.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>